Türkiye Üstün Zekalılar ve Üstün Yetenekliler Eğitim, Kültür, Sağlık Vakfı

Dünya'da ve Türkiye'de Konunun Tarihçesi

Dünya'da ve Türkiye'de Konunun Tarihçesi

Dünya da ve Türkiye de Konunun Tarihçesi

Batı ülkeleri, Sovyetler Birliğinin kendilerini uzay yarışmasında geçme nedenini araştırırken karşılarına üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların eğitimine Sovyetlerin verdiği önem çıkmıştır. Sovyetler Birliği’nin uzaya ilk uzay aracını, Sputnik i, fırlattıkları 1957 yılı, üstün zekalılar, üstün yetenekliler ve yaratıcı çocuklarla ilgili kaynaklara bakıldığında önemli bir tarih olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tarihten sonra üstün zekalıların, üstün yeteneklilerin ve yaratıcı çocukların eğitiminde gerek kurumsal, gerek eğitim programları gerekse tanılama boyutlarında hızlı uygulamalara başlamışlardır.

Bu atılım kendisini doğal olarak Türkiye’de de göstermiş;

1957 den önceki gelişmelere baktığımızda Türkiye’nin bu konuda tarihsel açıdan tüm Dünya ya önderlik yaptığını görmekteyiz. Dünyanın ilk ‘kamu yönetimi okulu’ olarak da nitelenen Enderun okul sistemi, altıyüz yıllık Osmanlı İmparatorluğu döneminde, devşirme yoluyla sık sık imtihan etmek suretiyle öğrenci eleme usûlü, elenenlerin sokağa bırakılmayıp başka yan hizmetlerde değerlendirilmesi, yeteneklilerin tespiti, eğitimde teori-pratik bütünlüğü ve en önemlisi de, adâb-ı muaşeret kurallarının öğretilmesi, önemli bir yer tutmaktadır. Yeteneklere yönelik programlarla ortalama on-onbeş yıllık eğitimden sonra devletin gereksinme duyduğu üst düzey yönetici, asker ve sanatçıları yetiştirmesi ile üstün zekalıların eğitiminde öncülüğünü kanıtlamıştır.  Enderun’da imparatorluğun geniş ve genişleyen topraklarındaki elit potansiyelini tespit ve eğitme işi ile bunların devlet hizmetinde kullanılmak üzere yetiştirilmeleri esastı. Ama Enderun’u, dar bir uzmanlık eğitim veren günümüz kitle okulları gibi düşünmek yanıltıcı olacaktır. Zira oradan; mimar, nakkaş, ressam, hattat, kâtip, imam, müezzin, müneccim, müverrih, şâir, âlim, silahşör, hânende, sâzende, nüktedan, soytarı gibi hem idarenin, hem de sarayın ihtiyacı olan her türlü görevli yetiştirilirdi.

Bu arada, devletin himayesinde üstün özel yetenekli çocukların yetiştirilmesi için 1948 yılında çıkarılan İdil Biret Suna Kan Yasası’nı belirtmek gerekir. 1957 yılında, söz konusu Yasa, kapsamı genişletilerek 6660 Sayılı Müzik ve Plastik Sanatlarda Olağanüstü Yetenek gösteren Çocuklar Hakkında Kanun yürürlüğe konmuştur.  1948 den 1978 e kadar ki sürede hemen hemen hepsi Dünya çapında ünlü olan 20 ye yakın sanatçı devlet himayesinde yetiştirilmiştir. Ancak , 1978 den sonra, Kanun kapsamına hiç kimsenin alınmadığı gözlemlenmektedir

1964 yılında,  Ankara Fen Lisesi, fen ve matematik alanında üstün yetenekli çocukları, ülkenin gereksinme duyduğu bilim adamı ve araştırıcı olarak yetiştirmek üzere kurulmuştur.  Daha sonra açılan diğer fen liseleri, gerek kadroları gerek öğrenci seçim sisteminin değişmesi ve gerekse donanımlarındaki eksikliklerden dolayı kuruluşlarındaki bilim adamı ve araştırmacı yetiştirme özellikleri yok olduğundan, üstün zekalı çocuklara eğitim veren kurumlar olma özellikleri tartışılabilir konuma gelmiştir.

1973 yılına kadar sürecek olan bir dönem içinde çeşitli uygulamalar ile bir atılımın başladığını görmekteyiz. Eğitim konusunda başlanılan bu girişimler çeşitli nedenlerle sonlanmıştır.

Halen, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak Bilim Sanat Merkezleri olarak örgütlenmiş bir uygulama ile ortaöğretim düzeyinde açılmış olan Anadolu güzel sanatlar liseleri özel vakıfların kurduğu ilköğretim ve ortaöğretim kurumları üstün yetenekli ve üstün zekalı çocukların eğitimlerine yönelik çalışmaktadırlar. Bunların yanında seçerek öğrenci alan resmi ve özel ortaöğretim kurumlarını da bu çocuklara yönelik kurumlar olarak kabul edersek, sınırlı sayıda kurum olduğunu, batı ülkelerinde olduğu gibi örgün eğitim içinde ilköğretimden başlayarak bu çocuklara yönelik önlemlerin alınmadığını söylemek olasıdır.

Bunun yanında, iki aşamalı sınavla öğrencileri seçerek alan yükseköğrenim kurumlarını da dolaylı olarak üstün yeteneklilere yönelik eğitsel önlemlerden sayabiliriz.

Bunlara ek olarak, TUBİTAK gibi kuruluşların vermiş olduğu bursları da kapsam içine almak olasıdır.

Kaynakça

Armağan, Mustafa  Osmanlı’da Üstün Yetenekliler Fabrikası Enderun Mektebi